Bismillahirrahmanirrahim www.sevgi.net.tr - www.zurna.biz
ANKARA
Diğer Şehirleri Gör
SON DAKİKA

Anasayfa > Şiirler > Duygusal Şiirler

Duygusal Şiirler
Son Güncellenme : 28 Mar 2018 17:20

Yazımızda; Duygusal Şiirler, Duygu Yüklü Şiirler, Etkileyici Duygusal Şiirler, Duygulu Şiirler, Duygusal Şiirler Uzun, Duygusal Şiirler Kısa, Anlamlı Duygusal Şiirler, Duygusal Şiirler Ünlü Şairlerden, Ağlatan Şiirler, Kısa Duygusal Şiirler, Ağlatan Duygusal Şiirler yer almaktadır.

Duygusal

Sen ona bir gemisin, yönü senin yönündür
Bir sancısın geçerken denizlerini özgür
O da bir ada olsun, sana çevrili dursun
Dağının dalgalarla, yüzünün rüzgarlarla
Bağlandığı kendini sende çözülmüş görür.

Gemiler göründükçe adalar da düş görür
İnsanlar nerede olsa bir orayı düşünür
Derler adadakiler, şu gemi bir gün gelse
Gitsek buradan öte, nereye gideceksek
Bilseler gemiler de bir adayı düşünür.

Özdemir ASAF

Duyguya Taş

Duyguluysan işin zor,
Yaşamda yeniksindir.
Duyguluya sor,
Ona aşkları da acı verir.

Hep bir karanlığa uyanır, yalnız:
Düşleri gerçekleri, gerçekleri düşleridir.
Aldatsanız, aldansanız,
O hep bir karanlığa uyur gibidir.

Hiç ölüsü yoktur,
Herkes, her şey anısındadır.
Geleceği geçmiş’in gözünden okur;
Hep bir yangının bacasındadır.

Gülerken bir düğündür, acı-son’lu,
Aldatılara uğurlayan gelinlerini.
Bir çocuk bahçesidir, renk-renk balonlu,
Savaşlara uğurlayan bebeklerini.

Sinmiş her şarkıya, her uyanı’ya, uykuya,
Ölümün yaşayan kardeşidir.
Hep sezer, sezdikçe duyguluya
Yengiler de hüzün gelir.

Özdemir ASAF

Düğün Fotoğrafları

Ben evlenirken
16’sındaydı kardeşim
Şimdi damat yaşında
Araba ve yavuklu sevdasında
Sonra abimin saçları siyah; eşi kaşık kadar suratlı, kırılgan,
Şimdi yeğenimin sesi çatal..
Azıcık müzik azıcık duman azıcık gülüş yeter..
her yaşta kayarız düğünümüze..

ilk denediğim gelinliği aldım..
öyle şaşırdım ki, yenisini denesem yığılıvereceğim
incecik mahçup sesim bile şimdi kalınlaşmış
bana sorsan dün evlendim..
Bakışlardaki mutluluk aynaları kandırır.

Tanımazlar bilirim, canciğer oldular
Tanımazlar bilirim buzdan bıçaklı..
Acısı henüz tadılmamış.
Yakınlaşınca insan insanı çeker.
Ya düşman olursun ya sırdaş
Yaşamak alışmak mı?

Kimbilir kimler öldü o günden beri
Üçü içimi yakar; üçü birbirinden öte
Hocamdı, düşmanımdı; davamdı..
İçim acıdı; eski dostun
Hoşçakalını anlamamışım
Oysa elleriyle yüzümü tutmuş..

Çocuklarım dokularımda..
Bugün farklı mı?
Ya da bir sonraki on yılda..
Aynı yolda yürümek zor..
Iyi günde kötü günde..
Kötü gündekiler çözülmüş..
10 yıl sonra yine kendimi izleyeceğim,
Sayacağım ölenleri, kızacağım..
Şaşıracağım büyüyen sevgilere, yitenlere
Ailem hep kalacak kırık dökük..
Belki 20 yıl sonra kayıplar yerleşecek yüzüme
Sahi bu kadar yitirince
Aynadaki kim olacak? ..

Ece ARABUL GÜNEL

Dolmabahçe’ye Taşınan Bir Aralık Akşamı

Sus pus olmuş, puslu bir İstanbul muydu yüzün, yoksa
çok bildik hüzünler mi taşınmıştı yüzüne
Dolmabahçe’de, çay tadında….
Divit ucuyla yazılmıs bir aşkın sureti vardı avuçlarında,
tarih bir başka iklimin kıvamını gösteriyordu.
Ben rehmedilmiş yelkovan gibi… hani akrep’i seven ama
yüreği takvim yokuşlarında….
Sinemada elinin elimde terleyişinin bir anlamı olmalı,
sesinin sesimde yankılanmasının.. sanki perdedekine
üzülmüş ya da sevinmişsin de tesadüfen akmış yüzün
içime.. Yalan! Sen perdeye bakıyorsun, fikrin benim
seyir defterimde.. ve ben amerikanca bir filmi kürtçe
seyrediyorum…
Kadın, Beyoğlu’nun bir kış akşamında,
üstündeki deri montun sahibine küs, soğukluğundan
muzdarip yürüyordu.. Adam da.. Yürümek hiçbir şeyi
çözmüyordu, bazı Aralık akşamlarında… Parmağında
yaralı bir öyküyü taşıyordu adam.. Kadının yüzünde
bir hüzün… Hüzünlü aralık akşamında bir yüzük…
Yüzüğün yüzünde dünya güzeli bir kadının kehaneti..
.. Soğuğun ve karanlığın vehameti!
Hayatı, bir başkasının pantolunu gibi, küçültülmüş,
daraltılmıs.. ilk sahibinin o pantolonla yaşadığı şeyler,
yani pantolonu pantolon yapan anılar, bazı ilkbahar
bereleri yüzünden yapılan yamalar, ter tüketen
yazlar… Hepsi daraltılmış.. Yaşananlara bir beden
büyük geliyor artık hayat!
Bir aşkı paylaşmak için çok geç, bir paylaşıma aşık
olmak içinse erken.. Beni sevda yerimden vurdu yine
zaman.. şimdi sana söylenecek tek cümle:
Bende sana yetecek kadar ben kalmadı..

Yılmaz ERDOĞAN

 

 

 

Yorumlar

Bu Yazıya 0 Yorum Yapılmış

Yorum Yap

Bu Haberler Dikkatinizi Çekebilir

Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir
ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir. Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
sevgi - sevgi.net.tr - sevgi sozleri - sevgi siirleri - sohbet - chat - sevgi mesajları - güzel sözler